loader

MÜSLÜMAN KENDİSİNDEN EMİN OLUNAN KİŞİDİR

Allah’ın adıyla
İnsanı en güzel surette yaratan Allah (cc), onun hayatını da en güzel şekilde düzenlemiş ve bununla ilgili kural ve kaideler koymuştur. Bu kural ve kaidelere uyulduğu zaman, insan hayatı güzelleştiği gibi toplum hayatı da güzelleşir, toplumda huzur ve saadet meydana gelir. 

Bu kurallardan biri emniyettir. Bireyin emin bir kişiliğe sahip olmasıdır. Eğer bireyler emin olursa toplum içinde emniyet meydana gelir. Emin bireylerden oluşan bir toplumda güvensizlik olmaz, haksızlık olmaz, zulüm olmaz. Aksine bireyler arasında güven ve toplum hayatında huzur olur.
Onun için bireyin emin olması son derece önemlidir. İşte İslam, bireyi hem manevi hem de maddi yönden terbiye eder ve onu emin bir kişi haline getir. Dolayısıyla Müslüman emin olduğu gibi Müslümanların meydana getirdiği toplum da emin olur.

Müslümanı bu yönüyle tarif eden bir hadiste Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, dilinden ve elinden diğer Müslümanların emniyette olduğu kişidir. Muhacir ise Allah’ın yasakladığı şeylerden uzak duran kimsedir” (Buhari, Müslim)
Başka bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Müslüman, insanların dilinden ve elinden emin olduğu kimsedir. Mü’min de insanların canlarından ve mallarından emin olduğu kişidir.” (Ahmet b. Hanbel, Nesai)
Bu hadislerden anlaşıldığı üzere, Müslüman; her işinde ve her kese karşı güvenilir bir insandır. Dilinden ve elinden kimseye zarar gelmez. Çünkü Müslüman;
–Yalan söylemez. Yalan söyleyerek kimseyi kandırmaz. Yalan söyleyerek kimseye haksızlık etmez. Yalan söyleyerek haktan ve doğruluktan ayrılmaz. Bu konuyla ilgili bir hadiste geçtiğine göre; “Ey Allah’ın Rasulü! Müslüman korkak olur mu? Diye sorduk. Peygamber efendimiz; “evet” buyurdular. Pekiyi cimri olur mu? Dedik. Yine; “evet” buyurdular. Biz yine; “Pekiyi yalancı olur mu? Diye sorduk. Bu sefer; “Hayır, asla buyurdular” (İmam Malik, Muvatta)

–Gıybet etmez. Gıybet ederek başkasını kötülemez ve toplum içinde onun itibarını düşürmez. Gıybet gibi kötü bir hasleti insanlar arasında yaymaz. Rabbimiz bizi gıybetten sakındırarak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Zandan çok kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin. Kiminiz, kiminizin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeği sever m? İşte bundan tiksindiniz. Allah’tan korkup sakının. Şüphesiz Allah tevbeleri kabul edendir ve çok esirgeyendir” (Hucurat 12)

–Laf taşıyıcılığını yapmaz. Laf taşıyıcılığını yaparak insanlar arasında fitneye sebep olmaz. İnsanları birbirine düşürmez. Konuyla ilgili bir hadiste Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: “Nemmam (laf götürüp getiren) Cennete giremez” (Buhari, Müslim)
–Hile yapmaz ve aldatmaz. Hile yaparak ve aldatarak haksız kazanç elde etmez. İşlerinde dürüst olur. Konuyla ilgili bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Bize silah çeken bizden değildir. Bize hile yapıp aldatan da bizden değildir” (Buhari, Müslim)    

–Hırsızlık yapmaz. Hırsızlık yaparak haram mal elde etmez ve insanların mallarını alarak onları mağdur etmez. Konuyla ilgili bir hadis şöyledir: “Zinakar, zina ettiği vakit Mü’min olarak zina etmez. İçki içen, içtiği vakit Mü’min olarak içki içmez. Hırsızlık yapan, çaldığı vakit Mü’min olarak çalmaz. Yağmacılık eden, insanlar kendisine gözlerini dikmişken Mü’min olarak yağmacılık etmez” (Buhari, Müslim)

–Zulmetmez. İnsanlara zulmederek onları sıkıntıya sokmaz. Konuyla ilgili bir hadis şu şekildedir: “Zulümden kaçının. Çünkü zulüm, kıyamet gününde zalime zifiri karanlık olacaktır.” (Müslim)
–Başkasının namusuna göz dikmez. Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Her Müslümanın diğer bir Müslümana kanı, ırzı (namusu) ve malı haramdır” (Müslim)
–Haksız yere cana kıymaz. Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Büyük günahların en büyüğü; Allah’a herhangi bir şeyi ortak koşmak, haksız yere adam katletmek, ana–babaya karşı gelmek ve yalancı şahitlik yapmaktır” (Buhari)
–Başkasının hakkını yemez ve ona haksızlık etmez. Konuyla ilgili bir hadis şöyledir: “Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin. Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar kendisevaplarından alınır, sevapları olmazsa hak sahibinin günahları buna yüklenir.” (Buhari)

–Emanete hıyanet etmez. Konuyla ilgili bir hadis şöyledir: “Münafıkın alameti üçtür. Konuştuğu zaman yalan söyler. Söz verdiği zaman sözünden cayar. Kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder.” (Buhari, Müslim)
–Komşusuna eziyet etmez. Konuyla ilgili Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa komşusuna iyilikte bulunsun.” (Buhari, Müslim, Ebu Davut)
Ve Müslüman; Müslüman kardeşini küçük düşürmez, onu kötülemez, onu sıkıntıya sokmaz, onu mağdur etmez, onu kendi haline bırakmaz. Aksine ona yardım eder, destek verir, yanında durur. Bir hadiste şöyle buyurulmuştur: “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu tehlikeye atmaz. Bir kimse din kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın sıkıntısını giderirse Allah da kıyamet günü onun sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Ve her kim bir Müslüman kardeşinin ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter.” (Buhari, Müslim)   

İşte Müslümanın hali budur. Kimseye zarar vermez ve kimseyi huzursuz etmez. Aksine Müslüman, faydalı işlerle meşgul olarak kendisine de ailesine de Müslümanlara da ve topluma da faydalı olur.
Allah’a emanet olun.

 

 

 

foto
Yazar: M. Ali DOYAR
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal