HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında 10. Yargı Paketi’ne dair açıklamalarda bulundu.

Kamuoyunda “Covid Yasası” olarak bilinen infaz düzenlemesinden yararlanamayan binlerce hükümlüye dikkat çeken Ramanlı, Anayasa’nın eşitlik ilkesine vurgu yaparak, bu adaletsizliğin giderilmesi gerektiğini söyledi ve 6 Şubat’ta sundukları kanun teklifinin gündeme alınmaması halinde, tekliflerini doğrudan Genel Kurul’a sunacaklarını belirtti.

“31 Temmuz Covid Yasası ile ilgili kanun teklifi vermiştik”

31 Temmuz 2023 tarihinde hükmü kesinleşip de cezaevinde olanlar için denetimli serbestlik ve şartlı tahliye ile ilgili bazı kolaylaştırıcı düzenlemeler yapıldığını hatırlatan Ramanlı, “Bu düzenlemelerden pek çok hükümlü istifade etmek suretiyle şartla tahliye edilmişti. Ancak aynı suçu işlediği ve aynı tarihlerde suç tarihi itibariyle aynı suçu işlediği halde hükmü kesinleşmediği için bu düzenlemeden istifade etmeyen binlerce vatandaşımız var. Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşündüğümüz bu mağduriyetlerin giderilmesi için de biliyorsunuz 6 Şubat 2025 tarihinde bizler HÜDA PAR olarak bir kanun teklifi vermiştik. Buradaki amacımız şu: Kendi kusuru olmaksızın aynı suç tarihinde aynı tarihte suç işleyip ve aynı suçlardan hüküm giymiş olanların sadece mahkûmiyetinin kesinleşme tarihi 31 Temmuz 2023'ten sonraya denk geldiği için denetimli serbestlikten ya da şartlı tahliyeden istifade etmeyen hükümlülerin bu kapsama alınması ve bu eşitsizliğin giderilmesi bu mağduriyete son verilmesiydi.” dedi.

“Suçlar arasında ayrımcılık yapmak yine anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir”

Önümüzdeki günlerde 10. Yargı Paketi’nin Meclis’e sunulmasını beklediklerini dile getiren Ramanlı, “Geçmiş dönemde 'Covid yasası' olarak bilinen yasa kapsamının suç tarihi itibariyle genişletilmesi değil aynı zamanda suçlar arasında ayrım yapılmadan da bu kapsamın genişletilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü suçlar arasında ayrımcılık yapmak yine anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir.” ifadelerini kullandı.

“İnfaz düzenlemelerinin herkes için eşit uygulanacak şekilde yeni bir düzenlemeye ihtiyaç var”

Farklı suçlar için farklı infaz rejimi olmaması gerektiğini belirten Ramanlı, “Bununla beraber infaz rejiminde biliyorsunuz 1/2, 2/3 ya da 3/4 oranları farklı suçlar için öngörülmüş bulunmaktadır. Suçlar arasında ayrım yapılarak infaz rejimlerinin birbirinden farklı şekilde uygulanması yine eşitlik ilkesine aykırıdır. Bunun da bu karmaşık suçlara göre farklılık arz eden infaz düzenlemelerinin de herkes için eşit uygulanacak şekilde yeni bir düzenlemeye kavuşturulmasına acilen ihtiyaç var. Vatandaşlarımız arasında ve işlenen suçlar bakımından ayrım gözetilmesinin doğru olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz.” dedi.

“Kanun teklifimizi Genel Kurul’a oylamaya sunacağız”

Ramanlı, sözlerine şöyle devam etti: “Şayet 10. Yargı Paketi’nde bu düzenlemeler yer almayacaksa bizler HÜDA PAR olarak 6 Şubat tarihinde vermiş olduğumuz ve halen komisyonlarda görüşülmesini beklediğimiz kanun teklifimizi Genel Kurul’a oylamaya sunacağız, bunun da bilinmesini istiyorum.”

İlk hac kafilesi dualarla uğurlandı İlk hac kafilesi dualarla uğurlandı

“Mültecilere yönelik vahşet cezasız kalmamalı”

Zonguldak'ta kaçak bir maden ocağında işçi olarak çalışan Afgan işçi Vezir Muhammed Nurtani ile ilgili açıklanan mahkeme kararına da değinen Ramanlı, “Kendisi yaralı olmasına rağmen benzinle diri diri yakılarak katledilmişti. Yargılama neticesinde faillere sadece 2 yıl ile 5 yıl arasında komik denebilecek cezalara hükmedildi. İnsani kaygılarla savaş, yoksulluk ve iç karışıklık sebebiyle ülkemize sığınmak zorunda kalan mültecilerin hem kötü yaşam koşullarında bir hayat sürmeleri hem de kendilerine yönelik ayrımcı ve kötü muameleyle sonuçlanacak hatta yeri geldiğinde bazen ölümle sonuçlanabilecek olayların mağduru olarak yer aldıklarını hepimiz basından takip ediyoruz. Bu insanlar neticede bize bir umut sığınmış insanlar, bunlara yönelik her türlü ayrımcı ırkçı muamelelerin artık bizim gündemimizden çıkması gerekiyor.” dedi.

“Bu insanları rızalarının hilafına belgeler imzalatmak suretiyle geri göndermek insanlığa sığmaz”

Ramanlı, Geri Gönderme Merkezlerinde yaşanan insan hakları ihlallerini de gündemine alarak konuşmasına şöyle devam etti:

“Suriyeli bir kadın mültecinin bir bebeği ve üç çocuğuyla beraber sırf hastane masraflarını karşılayamadığı için Geri Gönderme Merkezine alınması ve orada kötü muamelelere tabi tutulması, çocuklarının tahtakurusu ısırıklarına maruz kalması ve gelen tepkiler üzerine Geri Gönderme Merkezinden çıkarılmasıyla sonuçlanan bu hadiseleri artık görmek istemiyoruz. Bu insanlar kötü muamelelere tabi tutulmamalıdır. İnsan onuruna yaraşır ve bizim medeniyet değerlerimize uygun muameleleri bu insanlardan bizim esirgemememiz gerekiyor. Aynı şekilde geri gönderme merkezlerinde kötü muameleyle zorla sözüm ona gönüllü çıkış belgesi imzalatılan ve bu sebeple ülkelerine gönderilen mültecilerin durumunu da artık daha fazla görmezden gelmememiz gerekiyor. Zira bu insanlar şayet geldikleri ülkelerde güvenli bir şekilde yaşayabilecek olsalar, güvenli bir şekilde orada hayat sürebilecek olsalar gönüllü olarak zaten ülkelerine dönerler. Bu insanları rızalarının hilafına belgeler imzalatmak suretiyle geri göndermek insanlığa sığmaz. Keyfi, soyut ve gerekçesiz sınır dışı uygulamalarını da artık bizim ülke gündemimizden, gündeminden çıkarmamız gerekiyor. Bu tür uygulamalar, günün sonunda yabancı düşmanlığı da tahrik ediyor ve istemediğimiz insan hak ihlallerinin yaşandığını biliyoruz. Bunlara karşı da ciddi önemler alınması gerektiğini buradan ifade ediyoruz. Medeniyetimize yaraşır ve anayasada belirtilen insan haklarına saygılı bir yönetim anlayışıyla mültecilere muamele edilmesini ve mültecilere yönelik sırf mülteci oldukları için kötü muamelede bulunan, canlarına kasteden ya da onlara karşı işkence yapan faillere de artık bu cezasızlık algısından kurtularak gerektiği cezaların verilmesi hususunda da biraz daha dikkatli olunması gerektiğini buradan ifade ediyorum.”

“Kendi bilmez birkaç taraftarın yapıp ettiklerinin yanlarına kâr kalmaması için hukuki sürecin takipçisi olacağız”

Son olarak Sarıyer Futbol Kulübü taraftarlarının Batman Petrolspor’a yönelik çirken eylemine değinen Ramanlı, “O eylemde Batman'ımıza ve güzide takımımız Petrolspor'a hakaretler edildi. Bir yandan İslami değerler alet edilerek Batman'ımıza karşı küfürler, sinkaflı ifadeler kullanıldı. Bir yandan da Petrolspor'umuzun bayrağına hakaret edildi. Bu tarz çirkin ve provokasyon içeren tahrik edici davranışları buradan tel’in ediyoruz. Bizim spor anlayışımız; sporun barış dostluk ve kardeşlik getirmesidir. Sporu bir düşmanlık aracına dönüştüren, toplum arasında kin ve nefret duygularını arttıran bir alet gibi görmemek gerekiyor. Buradan Türkiye Futbol Federasyonuna büyük görevler düşüyor. Kendinibilmez birkaç taraftarın yapıp ettiklerinin de yanlarına kâr kalmaması için hukuki sürecin takipçisi olacağımızı buradan ifade ediyoruz. Bununla beraber bütün bu tahriklere rağmen Batman'ımızın medarı iftiharı olan Petrolspor kulübümüze göstermiş olduğu olgunluk, taraftarımıza da tahriklere kapılmadan bu tür provokasyonlara alet olmaması sebebiyle yürekten teşekkür ediyorum.” ifadelerine yer verdi.
https://ilkha.com/siyaset/huda-par-sozcusu-ramanli-dan-“covid-yasasi”-aciklamasi-yargi-paketine-alinmazsa-genel-kurul-a-sunacagiz-454813

Kaynak: İLKHA